TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon), beynin belirli bölgelerindeki sinir hücrelerinin aktivitesini manyetik uyarılar aracılığıyla modüle etmek amacıyla kullanılan noninvaziv bir beyin stimülasyon yöntemidir. Cerrahi bir girişim gerektirmeden, kafa derisi üzerine yerleştirilen özel bir elektromanyetik bobin aracılığıyla uygulanır.
Nörorehabilitasyon alanında TMS; özellikle hareket, konuşma ve farklı nörolojik fonksiyonlarla ilişkili beyin bölgelerinin uyarılabilirliğinin düzenlenmesi ve rehabilitasyon sürecinde gerçekleşen nöroplastik değişimlerin desteklenmesi amacıyla uygun hastalarda kullanılabilir.
Uygulamanın belirli bir düzen içerisinde tekrarlayan manyetik uyarılar şeklinde gerçekleştirilmesi rTMS (Repetitif Transkraniyal Manyetik Stimülasyon) olarak adlandırılır. Uyarının frekansı, yoğunluğu, toplam uyarı sayısı ve hedeflenen beyin bölgesi hastanın klinik durumuna ve rehabilitasyon hedeflerine göre planlanabilir.
TMS uygulamasının temel amacı kaybolmuş bir fonksiyonu tek başına geri kazandırmak değildir. Amaç, beynin hedeflenen bölgelerindeki sinirsel aktiviteyi modüle ederek aktif rehabilitasyon ve motor öğrenme süreçlerini destekleyebilecek bir nörofizyolojik ortam oluşturulmasına yardımcı olmaktır.
Bu nedenle TMS, uygun hastalarda fizyoterapi, ergoterapi, konuşma terapisi, robotik rehabilitasyon ve diğer nörorehabilitasyon uygulamalarıyla birlikte kapsamlı bir tedavi programının parçası olarak planlanabilir.
TMS Nedir?
Transkraniyal Manyetik Stimülasyon, kafa derisi üzerine yerleştirilen elektromanyetik bir bobin aracılığıyla beynin belirli bölgelerine kısa süreli manyetik uyarılar uygulanmasına dayanan bir nöromodülasyon yöntemidir.
Cihazın bobini tarafından oluşturulan hızlı değişen manyetik alan, kafatasını cerrahi bir girişime ihtiyaç olmadan geçerek hedeflenen beyin bölgesinde elektriksel aktivite oluşturabilir.
Bu uyarılar sinir hücrelerinin uyarılabilirliğini ve belirli sinir ağlarının aktivitesini geçici olarak değiştirebilir.
TMS’nin önemli özelliklerinden biri uygulamanın belirli kortikal bölgelerin hedeflenmesine olanak sağlamasıdır.
Nörorehabilitasyon programının amacına göre;
- Üst ekstremite hareketleriyle ilişkili motor alanlar,
- Alt ekstremite hareketleriyle ilişkili motor bölgeler,
- Konuşma ve dil fonksiyonlarıyla ilişkili kortikal alanlar,
- Farklı motor kontrol ağları
hedeflenebilir.
Uygulamanın hangi bölgeye, hangi yoğunlukta ve hangi protokolle yapılacağı hastanın nörolojik durumu ve tedavi hedefleri doğrultusunda belirlenir.
TMS Nasıl Çalışır?
TMS uygulaması sırasında hasta genellikle oturur pozisyonda veya uygun bir tedavi pozisyonunda konumlandırılır.
Elektromanyetik bobin kafa derisi üzerinde hedeflenen beyin bölgesine yerleştirilir.
Cihaz aktive edildiğinde bobin çok kısa süreli manyetik alanlar oluşturur. Bu manyetik alan hedeflenen kortikal bölgede elektriksel aktivite meydana getirerek sinir hücrelerinin uyarılabilirliğini etkileyebilir.
Tek bir manyetik uyarının verilmesi tek atımlı TMS, uyarıların belirli bir ritim içerisinde tekrarlanması ise repetitif TMS (rTMS) olarak adlandırılır.
TMS protokolü sırasında;
- Uyarı yoğunluğu,
- Uyarı frekansı,
- Toplam uyarı sayısı,
- Seans süresi,
- Hedeflenen beyin bölgesi,
- Seans sayısı
gibi birçok parametre ayarlanabilir.
Bu parametreler her hasta için aynı şekilde uygulanmaz.
Hastanın tanısı, hastalığın üzerinden geçen süre, mevcut fonksiyonel kapasitesi, nörolojik etkilenimin özellikleri ve rehabilitasyon hedefleri göz önünde bulundurularak kişiye özel bir plan oluşturulabilir.
Repetitif TMS (rTMS) Nedir?
Repetitif Transkraniyal Manyetik Stimülasyon, belirli bir beyin bölgesine art arda manyetik uyarılar uygulanmasıdır.
Tekrarlayan stimülasyon, hedeflenen kortikal bölgelerin uyarılabilirliği üzerinde tek bir manyetik uyarıya göre daha uzun süre devam edebilen nörofizyolojik değişiklikler oluşturabilir.
Bu nedenle nöromodülasyon amacıyla gerçekleştirilen birçok uygulamada rTMS protokollerinden yararlanılabilir.
Farklı frekanslarda uygulanan stimülasyon protokolleri kortikal uyarılabilirlik üzerinde farklı etkiler oluşturabilir.
Bazı protokoller hedeflenen bölgenin aktivitesini artırmaya yönelik planlanırken bazı protokoller belirli sinir ağlarının aktivitesini düzenlemeyi hedefleyebilir.
Ancak hangi protokolün uygulanacağı yalnızca hastalığın tanısına göre belirlenmez.
Beyin hasarının lokalizasyonu, hastanın mevcut fonksiyonları ve tedaviden beklenen hedefler birlikte değerlendirilmelidir.
TMS ve Nöroplastisite
Beynin hastalık veya hasar sonrasında kendisini yeniden organize edebilme ve yeni sinirsel bağlantılar oluşturabilme kapasitesi nöroplastisite olarak adlandırılır.
İnme, travmatik beyin hasarı ve farklı nörolojik hastalıklar sonrasında rehabilitasyonun temel amaçlarından biri beynin bu yeniden öğrenme kapasitesinden mümkün olduğunca yararlanmaktır.
Yoğun ve tekrarlayan hareket eğitimi, görev odaklı egzersizler ve aktif hasta katılımı nöroplastisite açısından önemli rehabilitasyon prensipleridir.
TMS ise belirli beyin bölgelerinin uyarılabilirliğini modüle ederek bu sürecin desteklenmesine yönelik farklı bir yaklaşım sunar.
Bu nedenle TMS’nin nörorehabilitasyondaki kullanımında yalnızca manyetik stimülasyon uygulanması değil, stimülasyonun aktif ve fonksiyonel egzersizlerle birleştirilmesi önemlidir.
Örneğin motor kortekse yönelik TMS uygulamasının ardından hastanın kol, el veya yürüme fonksiyonlarına yönelik yoğun rehabilitasyon egzersizleri planlanabilir.
Böylece nöromodülasyon ile aktif motor öğrenmenin aynı tedavi programı içerisinde bir arada kullanılması hedeflenebilir.
İnme Sonrası TMS
İnme sonrasında beynin etkilenen bölgesinde ve bu bölgeyle bağlantılı sinir ağlarında önemli değişiklikler meydana gelebilir.
Beynin iki yarım küresi arasındaki aktivite dengesi de etkilenebilir.
Bu değişiklikler hastalarda;
- Kol ve el güçsüzlüğü,
- Hareket kontrolünde azalma,
- Yürüme bozukluğu,
- Denge sorunları,
- Koordinasyon problemleri,
- Konuşma ve dil bozuklukları
gibi farklı fonksiyon kayıplarına yol açabilir.
TMS uygulamalarında hastanın klinik özelliklerine göre beynin motor veya diğer fonksiyonel bölgeleri hedeflenebilir.
Amaç, kortikal uyarılabilirliğin düzenlenmesine katkıda bulunarak hastanın eş zamanlı veya sonrasında gerçekleştireceği rehabilitasyon çalışmalarını desteklemektir.
TMS standart inme rehabilitasyonunun yerine geçen bir tedavi değildir.
Uygun hastalarda bireysel fizyoterapi, ergoterapi, robotik rehabilitasyon, yürüme eğitimi veya el rehabilitasyonu gibi tedavilerle birlikte planlanabilir.
TMS ile Üst Ekstremite Rehabilitasyonu
İnme ve beyin hasarı sonrasında kol ve el fonksiyonlarının etkilenmesi sık karşılaşılan rehabilitasyon problemlerinden biridir.
Hasta;
- Kolunu kaldırmakta,
- Dirseğini kontrol etmekte,
- Bir nesneye uzanmakta,
- Elini açıp kapatmakta,
- Nesneleri kavramakta,
- Etkilenen kolunu günlük yaşam aktivitelerinde kullanmakta
zorlanabilir.
Uygun hastalarda üst ekstremite motor kontrolüyle ilişkili kortikal bölgelerin TMS ile hedeflenmesi rehabilitasyon programına dahil edilebilir.
TMS uygulaması;
- Aktif kol egzersizleri,
- El rehabilitasyonu,
- Robotik üst ekstremite rehabilitasyonu,
- Ergoterapi,
- Uzanma ve kavrama çalışmaları,
- Görev odaklı egzersizler
ile birlikte planlanabilir.
Bu yaklaşımda amaç TMS’nin hastanın kolunu doğrudan hareket ettirmesi değildir.
Temel hedef, motor öğrenme ve aktif egzersiz için gerekli sinirsel süreçlerin desteklenmesine katkıda bulunmaktır.
TMS ile Alt Ekstremite ve Yürüme Rehabilitasyonu
İnme veya beyin hasarı sonrasında alt ekstremite kaslarının kontrolünün etkilenmesi ayakta durma, denge ve yürüme fonksiyonlarında bozulmalara neden olabilir.
Hastalarda;
- Adım başlatmada güçlük,
- Bacak kaslarında kuvvet kaybı,
- Denge problemleri,
- Yürüme paterninde bozulma,
- Etkilenen bacağın kontrolünde azalma
görülebilir.
Alt ekstremite motor kontrolüyle ilişkili beyin bölgelerine yönelik TMS uygulamaları uygun hastalarda rehabilitasyon programına dahil edilebilir.
TMS;
- Bireysel fizyoterapi,
- Denge eğitimi,
- Yürüme eğitimi,
- Robotik yürüme rehabilitasyonu,
- Görev odaklı alt ekstremite egzersizleri
ile birlikte kullanılabilir.
Temel yaklaşım, beynin motor kontrol sistemlerinin nöromodülasyonunu aktif yürüme ve hareket eğitimiyle bir araya getirmektir.
TMS ve Konuşma-Dil Rehabilitasyonu
İnme veya beyin hasarı sonrasında bazı hastalarda afazi gelişebilir.
Afazi;
- Konuşma,
- Söylenenleri anlama,
- İsimlendirme,
- Okuma,
- Yazma
gibi dil fonksiyonlarının farklı düzeylerde etkilenmesine neden olabilir.
Dil fonksiyonları beynin belirli bölgeleri ve bu bölgeler arasında çalışan karmaşık sinir ağları tarafından yönetilir.
Bu nedenle TMS’nin dil fonksiyonlarıyla ilişkili kortikal bölgelerdeki aktiviteyi modüle etmeye yönelik kullanımı nörorehabilitasyon alanında değerlendirilebilir.
Uygun hastalarda TMS, konuşma ve dil terapisiyle birlikte planlanabilir.
Buradaki amaç TMS’nin konuşma terapisinin yerine geçmesi değil; dil rehabilitasyonu sırasında hedeflenen beyin ağlarının nöromodülasyonunu desteklemektir.
TMS ve Spastisite
İnme, beyin hasarı ve farklı merkezi sinir sistemi hastalıklarından sonra kas tonusunda artış ve spastisite gelişebilir.
Spastisite yalnızca kaslarla ilgili lokal bir problem değildir.
Beyin ve omurilik seviyesindeki motor kontrol mekanizmalarının etkilenmesi sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir nörolojik durumdur.
Motor korteks ve motor kontrol ağlarının nöromodülasyonu amacıyla kullanılan TMS uygulamaları, uygun hastalarda kapsamlı spastisite rehabilitasyonunun bir bileşeni olarak değerlendirilebilir.
Ancak TMS;
- Fizik tedavi,
- Germe egzersizleri,
- Pozisyonlama,
- Ortez uygulamaları,
- Botulinum toksin uygulamaları,
- İlaç tedavileri,
- Fonksiyonel rehabilitasyon
gibi diğer tedavi yaklaşımlarının yerine geçen bağımsız bir spastisite tedavisi değildir.
Tedavi hastanın spastisite düzeyi, aktif hareket kapasitesi ve fonksiyonel hedefleri dikkate alınarak planlanmalıdır.
TMS Uygulamasında Motor Eşik Nedir?
TMS uygulamasının kişiye özel planlanmasında değerlendirilebilen önemli parametrelerden biri motor eşiktir.
Motor korteksin belirli bir bölgesi manyetik olarak uyarıldığında karşı taraftaki kaslarda motor yanıt ortaya çıkabilir.
Bu yanıt hastanın kortikal uyarılabilirliği hakkında bilgi sağlayabilir.
Elde edilen motor eşik değeri, uygulanacak stimülasyon yoğunluğunun kişiye özel olarak belirlenmesinde kullanılabilir.
Böylece uygulama yalnızca standart bir cihaz ayarına göre değil, hastanın bireysel nörofizyolojik özellikleri dikkate alınarak planlanabilir.
TMS Uygulaması Sırasında Hasta Ne Hisseder?
TMS cerrahi bir işlem değildir ve genel anestezi gerektirmez.
Hasta uygulama sırasında uyanıktır.
Manyetik uyarılar sırasında;
- Kafa derisinde hafif vurma veya dokunma hissi,
- Cihazdan gelen ritmik tıklama sesleri,
- Saçlı deride geçici rahatsızlık,
- Yüz veya kafa derisindeki kaslarda kısa süreli kasılmalar
hissedilebilir.
Bazı hastalarda uygulama sonrasında geçici baş ağrısı veya kafa derisinde hassasiyet görülebilir.
Uygulama sırasında cihazın oluşturduğu ses nedeniyle uygun işitme koruması kullanılabilir.
TMS Tedavi Süreci Nasıl Planlanır?
TMS uygulamasından önce hastanın tıbbi ve nörolojik durumu ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Değerlendirme sırasında;
- Hastanın tanısı,
- Beyin hasarının türü,
- Hasarın lokalizasyonu,
- Hastalığın üzerinden geçen süre,
- Motor fonksiyonlar,
- Kas kuvveti,
- Kas tonusu,
- Konuşma ve bilişsel fonksiyonlar,
- Kullanılan ilaçlar,
- Nöbet öyküsü,
- Vücutta bulunan implantlar,
- Önceki tedaviler,
- Rehabilitasyon hedefleri
göz önünde bulundurulur.
Ardından uygulamanın temel amacı belirlenir.
Bir hastada kol ve el fonksiyonlarının desteklenmesi ön plandayken başka bir hastada yürüme, denge veya farklı bir nörolojik fonksiyon hedeflenebilir.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda uyarılacak beyin bölgesi, stimülasyon yoğunluğu ve uygulanacak protokol belirlenir.
Tedavi süresince hastanın klinik yanıtı ve fonksiyonel gelişimi takip edilerek rehabilitasyon programı gerektiğinde yeniden düzenlenebilir.
TMS Kaç Seans Uygulanır?
TMS için her hastaya uygulanabilecek tek bir standart seans sayısı bulunmamaktadır.
Tedavi süresi ve seans sayısı;
- Hastanın tanısına,
- Hastalığın evresine,
- Uygulamanın amacına,
- Kullanılan stimülasyon protokolüne,
- Hastanın klinik yanıtına,
- Eş zamanlı uygulanan rehabilitasyon programına
göre değişiklik gösterebilir.
Bazı tedavi programlarında TMS ardışık günlerde tekrarlayan seanslar şeklinde uygulanabilir.
Bu nedenle hastanın kaç seans TMS alacağı başlangıç değerlendirmesi ve tedavi sürecindeki klinik yanıt doğrultusunda belirlenmelidir.
TMS Kimlere Uygulanabilir?
TMS’nin kullanım alanları hastanın tanısına ve klinik özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Nörorehabilitasyon alanında uygun hastalarda farklı durumlarda değerlendirilebilir.
İnme
İnme sonrası motor fonksiyon kayıpları, TMS’nin nörorehabilitasyonda en fazla değerlendirildiği alanlardan biridir.
Özellikle kol ve el fonksiyonları etkilenmiş uygun hastalarda motor kortekse yönelik TMS uygulamaları kapsamlı rehabilitasyon programına dahil edilebilir.
Amaç hastanın aktif motor egzersizlerini ve fonksiyonel rehabilitasyon sürecini desteklemektir.
Travmatik Beyin Hasarı
Trafik kazası, düşme veya farklı travmalar sonucunda oluşan beyin hasarı;
- Kas kuvvetinde azalma,
- Koordinasyon bozukluğu,
- Hareket kontrolünde güçlük,
- Bilişsel sorunlar,
- Günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık
gibi farklı problemlere yol açabilir.
Uygun hastalarda TMS, kapsamlı nörorehabilitasyon programının bir bileşeni olarak değerlendirilebilir.
Travmatik beyin hasarında hastanın nöbet riski ve nörolojik özellikleri uygulama öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir.
Anoksik Beyin Hasarı
Beynin belirli bir süre yeterli oksijen alamaması sonucunda gelişen anoksik beyin hasarında motor, bilişsel ve fonksiyonel kayıplar görülebilir.
Bu hastalarda TMS uygulamasının uygunluğu hastanın nörolojik durumu ve rehabilitasyon hedefleri doğrultusunda bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Afazi ve Dil Bozuklukları
İnme ve bazı beyin hasarları sonrasında ortaya çıkan konuşma ve dil bozukluklarında, uygun hastalarda TMS konuşma terapisi ile birlikte kullanılabilir.
Hedeflenen beyin bölgesi ve uygulanacak protokol hastanın dil bozukluğunun özelliklerine göre belirlenmelidir.
Diğer Nörolojik Durumlar
TMS’nin farklı nörolojik hastalıklardaki kullanımı üzerine araştırmalar bulunmaktadır.
Ancak her nörolojik hastalık için aynı uygulama protokolünün kullanılması uygun değildir.
Tedavi kararı hastanın yalnızca tanısına göre değil, mevcut nörolojik ve fonksiyonel kapasitesine göre verilmelidir.
TMS’nin Nörorehabilitasyondaki Amaçları Nelerdir?
TMS uygulamasının hedefleri hastanın klinik durumuna göre değişiklik gösterebilir.
TMS ile;
- Kortikal uyarılabilirliğin modüle edilmesi,
- Nöroplastik süreçlerin desteklenmesi,
- Motor öğrenmenin desteklenmesi,
- Aktif rehabilitasyona uygun nörofizyolojik ortam oluşturulması,
- Üst ekstremite rehabilitasyonunun desteklenmesi,
- Alt ekstremite ve yürüme rehabilitasyonunun desteklenmesi,
- Motor kontrolün geliştirilmesine yönelik çalışmaların desteklenmesi,
- Uygun hastalarda konuşma ve dil rehabilitasyonunun desteklenmesi,
- Farklı rehabilitasyon teknolojilerinin nöromodülasyon ile birlikte kullanılabilmesi
hedeflenebilir.
Her hastanın rehabilitasyon hedefi farklı olduğu için TMS uygulaması da kişiye özel şekilde planlanmalıdır.
TMS’nin Avantajları Nelerdir?
Noninvaziv Beyin Stimülasyonu
TMS uygulamasında cerrahi bir işlem yapılmaz.
Beyin dokusuna elektrot veya herhangi bir cihaz yerleştirilmeden kafa derisi üzerinden manyetik stimülasyon uygulanır.
Belirli Beyin Bölgelerinin Hedeflenebilmesi
Elektromanyetik bobinin uygun şekilde konumlandırılması sayesinde rehabilitasyon hedefi doğrultusunda belirli kortikal bölgeler uyarılabilir.
Kişiye Özel Stimülasyon
TMS uygulamasında;
- Stimülasyon yoğunluğu,
- Frekans,
- Uyarı sayısı,
- Hedeflenen beyin bölgesi,
- Seans süresi
kullanılan protokole ve hastanın özelliklerine göre düzenlenebilir.
Aktif Rehabilitasyon ile Birlikte Kullanılabilmesi
TMS’nin nörorehabilitasyondaki önemli avantajlarından biri fizyoterapi, ergoterapi, konuşma terapisi ve robotik rehabilitasyon gibi aktif tedavilerle birlikte planlanabilmesidir.
Anestezi Gerektirmemesi
Uygulama genellikle hasta uyanıkken gerçekleştirilir.
Genel anestezi veya cerrahi işlem gerektirmez.
TMS Güvenli midir?
TMS, uygun hasta seçimi ve doğru uygulama protokolleri ile genellikle iyi tolere edilen noninvaziv bir stimülasyon yöntemidir.
Bununla birlikte her tıbbi uygulamada olduğu gibi bazı yan etkiler görülebilir.
Bunlar arasında;
- Baş ağrısı,
- Saçlı deride hassasiyet,
- Uygulama bölgesinde rahatsızlık,
- Yüz kaslarında geçici kasılmalar,
- Baş dönmesi
yer alabilir.
Ciddi yan etkiler daha nadir görülmekle birlikte nöbet oluşumu TMS açısından dikkate alınması gereken önemli risklerden biridir.
Bu nedenle tedavi öncesinde hastanın tıbbi ve nörolojik öyküsü ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
TMS Kimlere Uygun Olmayabilir?
TMS uygulaması öncesinde hastada bulunan elektronik veya metalik implantlar dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle;
- Koklear implantlar,
- Beyin pili sistemleri,
- Derin beyin stimülasyon cihazları,
- Bazı nörostimülatörler,
- Kafa bölgesindeki bazı metalik implantlar,
- Anevrizma klipsleri veya benzeri implantlar,
- İmplante elektronik cihazlar
özel değerlendirme gerektirebilir.
Ayrıca;
- Nöbet öyküsü,
- Epilepsi,
- Kullanılan bazı ilaçlar,
- Geçirilmiş beyin hastalıkları,
- Hastanın mevcut genel sağlık durumu
uygulama öncesinde değerlendirilmelidir.
Vücutta metalik veya elektronik bir implant bulunması her durumda otomatik olarak TMS uygulanamayacağı anlamına gelmez.
İmplantın türü, konumu ve özellikleri hekim tarafından değerlendirilerek karar verilmelidir.
TMS Tek Başına Yeterli Bir Tedavi midir?
TMS, nörorehabilitasyonda tek başına bütün tedavi sürecinin yerine geçen bir yöntem değildir.
Hastanın ihtiyaçlarına göre TMS;
- Bireysel fizyoterapi,
- Ergoterapi,
- Robotik rehabilitasyon,
- El ve üst ekstremite rehabilitasyonu,
- Yürüme eğitimi,
- Denge ve koordinasyon çalışmaları,
- Fonksiyonel elektrik stimülasyonu,
- Konuşma ve dil terapisi,
- Günlük yaşam aktivitesi eğitimleri
ile birlikte planlanabilir.
Örneğin kol ve el fonksiyon kaybı bulunan bir hastada TMS sonrasında robotik üst ekstremite rehabilitasyonu veya yoğun fonksiyonel kol-el egzersizleri gerçekleştirilebilir.
Yürüme fonksiyonları etkilenmiş başka bir hastada ise TMS uygulaması bireysel fizyoterapi ve robotik yürüme rehabilitasyonu ile birlikte planlanabilir.
Bu yaklaşımda temel amaç nöromodülasyon ile aktif fonksiyonel eğitimi aynı rehabilitasyon programı içerisinde birleştirmektir.
TMS ile Robotik Rehabilitasyon Birlikte Kullanılabilir mi?
TMS ve robotik rehabilitasyon farklı mekanizmalar üzerinden çalışan ancak uygun hastalarda birbirini tamamlayabilecek rehabilitasyon yaklaşımlarıdır.
TMS, beynin belirli bölgelerindeki kortikal uyarılabilirliği modüle etmeye yönelik uygulanırken robotik rehabilitasyon hastanın yoğun, kontrollü ve tekrarlayan hareketler gerçekleştirmesine olanak sağlar.
Bu nedenle uygun hastalarda;
TMS + bireysel fizyoterapi + robotik rehabilitasyon
şeklinde kombine tedavi programları oluşturulabilir.
Örneğin TMS uygulamasının ardından hasta;
- Robotik yürüme eğitimi,
- Robotik üst ekstremite rehabilitasyonu,
- El rehabilitasyonu,
- Aktif fizyoterapi,
- Fonksiyonel görev egzersizleri
ile tedavisine devam edebilir.
Buradaki amaç hastaya mümkün olduğunca fazla cihaz uygulamak değil; doğru tedaviyi doğru hasta ve doğru rehabilitasyon hedefiyle eşleştirmektir.
TMS Tedavisinde Kişiye Özel Planlama Neden Önemlidir?
Aynı tanıya sahip iki hastada görülen nörolojik ve fonksiyonel kayıplar birbirinden tamamen farklı olabilir.
Örneğin iki inme hastasında;
- Beyin hasarının lokalizasyonu,
- Hasarın büyüklüğü,
- İnmenin üzerinden geçen süre,
- Etkilenen vücut bölgesi,
- Aktif hareket kapasitesi,
- Kas kuvveti,
- Kas tonusu,
- Bilişsel durum,
- Günlük yaşam bağımsızlığı,
- Rehabilitasyon hedefleri
farklı olabilir.
Bu nedenle her hastaya aynı TMS protokolünün uygulanması uygun değildir.
TMS’nin hedef bölgesi, stimülasyon parametreleri, seans planı ve TMS ile birlikte uygulanacak rehabilitasyon yöntemleri bireysel değerlendirme sonrasında belirlenmelidir.
TMS ile Rehabilitasyonun Hedefi Nedir?
TMS ile nörorehabilitasyonun temel hedefi yalnızca beynin belirli bölgelerine manyetik uyarı uygulamak değildir.
Asıl hedef, hastanın nörolojik durumu ve mevcut fonksiyonel kapasitesi doğrultusunda beynin yeniden öğrenme ve reorganizasyon süreçlerini desteklemek ve bu süreci yoğun, tekrarlayan ve aktif rehabilitasyon uygulamalarıyla birleştirmektir.
TMS beynin hedeflenen bölgelerindeki uyarılabilirliğin modüle edilmesine yardımcı olurken; fizyoterapi, ergoterapi, konuşma terapisi ve robotik rehabilitasyon uygulamaları hastanın hareketleri ve fonksiyonel görevleri aktif olarak tekrar etmesini sağlar.
Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca cihazın uygulanmasına değil, TMS’nin hastanın bireysel rehabilitasyon hedefleri doğrultusunda kapsamlı tedavi programına doğru şekilde entegre edilmesine bağlıdır.
Acıbadem Sağlık Grubu’nda TMS uygulamaları, hastanın tıbbi durumu, nörolojik etkilenimin özellikleri, mevcut fonksiyonel kapasitesi ve bireysel rehabilitasyon hedefleri değerlendirilerek kapsamlı nörorehabilitasyon programının bir parçası olarak planlanabilir.
İleri rehabilitasyon teknolojileri, yoğun bireysel tedavi uygulamaları ve multidisipliner yaklaşım ile TMS’nin uygun hastalarda aktif rehabilitasyon süreçleriyle birlikte kullanılması; hastanın motor, fonksiyonel ve nörolojik iyileşme sürecinin desteklenmesini hedefler.