Omurilik hasarı, omuriliğin travma veya farklı hastalıklar sonucunda etkilenmesiyle ortaya çıkan, hareket, duyu ve otonom sinir sistemi fonksiyonlarında geçici veya kalıcı değişikliklere neden olabilen ciddi bir nörolojik durumdur.
Omurilik, beyin ile vücudun geri kalanı arasındaki sinirsel iletişimin temel yollarından biridir. Bu nedenle omurilikte meydana gelen hasar; yaralanmanın seviyesine ve şiddetine bağlı olarak kas gücü, hareket, duyu, denge, solunum, mesane ve bağırsak kontrolü, cinsel fonksiyonlar ve günlük yaşam aktiviteleri üzerinde farklı düzeylerde etkiler oluşturabilir.
Omurilik hasarının etkileri her hastada aynı değildir. Bazı hastalarda belirli kas gruplarında kısmi güç kaybı görülürken, daha ağır yaralanmalarda yaralanma seviyesinin altında ileri düzey hareket ve duyu kayıpları gelişebilir.
Bu nedenle omurilik hasarı tedavisi yalnızca akut dönemde omurganın stabilizasyonu veya cerrahi müdahaleden ibaret değildir. Hastanın tıbbi durumu stabil hale geldikten sonra başlayan kapsamlı, multidisipliner ve kişiye özel rehabilitasyon, hastanın fonksiyonel kapasitesinin geliştirilmesi ve uzun dönem komplikasyonlarının azaltılması açısından tedavinin önemli bir parçasıdır.
Omurilik Hasarı Nedir?
Omurilik; beyinden gelen hareket komutlarını kaslara ileten, vücuttan gelen duyu bilgilerini beyne taşıyan ve aynı zamanda birçok otonom fonksiyonun düzenlenmesinde görev alan merkezi sinir sisteminin önemli bir bölümüdür.
Omuriliğin travma, bası, damar hastalıkları, enfeksiyonlar veya diğer nedenlerle hasar görmesi sonucunda sinirsel iletişim farklı düzeylerde bozulabilir.
Omurilik yaralanmaları travmatik veya travmatik olmayan nedenlerle gelişebilir.
Travmatik nedenler arasında;
- Trafik kazaları,
- Yüksekten düşmeler,
- İş kazaları,
- Spor yaralanmaları,
- Omurgaya doğrudan alınan darbeler
yer alabilir.
Travmatik olmayan omurilik hasarları ise tümörler, enfeksiyonlar, dejeneratif omurga hastalıkları, damar problemleri veya omuriliği etkileyen farklı hastalıklar sonucunda gelişebilir.
Hastada ortaya çıkan fonksiyon kayıpları, hasarın omuriliğin hangi seviyesinde meydana geldiğine ve sinir yollarının ne ölçüde etkilendiğine bağlıdır.
Omurilik Yaralanmasının Seviyesi Neden Önemlidir?
Omurilik yaralanmasının vücutta oluşturduğu etkiler büyük ölçüde yaralanmanın seviyesine bağlıdır.
Genel olarak omuriliğin daha üst seviyelerinde meydana gelen yaralanmalar vücudun daha geniş bir bölümünü etkileyebilir.
Servikal Omurilik Yaralanmaları
Boyun bölgesindeki omuriliğin etkilenmesi durumunda hem kollar hem de bacaklarda fonksiyon kaybı ortaya çıkabilir. Bu durum tetrapleji olarak adlandırılır.
Yaralanmanın seviyesine ve şiddetine bağlı olarak;
- Kol ve el hareketleri,
- Gövde kontrolü,
- Bacak hareketleri,
- Solunum fonksiyonları,
- Günlük yaşam aktiviteleri
farklı düzeylerde etkilenebilir.
Torakal, Lomber ve Sakral Yaralanmalar
Omuriliğin daha aşağı seviyelerindeki yaralanmalarda genellikle kollar korunurken gövde ve bacak fonksiyonları farklı düzeylerde etkilenebilir.
Bu durum parapleji olarak adlandırılır.
Hastanın yaralanma seviyesine göre oturma dengesi, gövde kontrolü, bacak hareketleri ve yürüme kapasitesi değişiklik gösterebilir.
Tam ve Kısmi Omurilik Yaralanması Nedir?
Omurilik yaralanmalarında yalnızca hasarın seviyesi değil, yaralanmanın tam veya kısmi olması da fonksiyonel tabloyu etkileyen önemli faktörlerden biridir.
Tam omurilik yaralanmasında, yaralanma seviyesinin altında belirli sakral segmentlerde duyusal ve motor fonksiyon korunumu bulunmaz.
Kısmi omurilik yaralanmasında ise yaralanmanın altında farklı düzeylerde duyu veya motor fonksiyon korunabilir.
Kısmi yaralanması bulunan iki hastanın bile hareket kapasitesi birbirinden çok farklı olabilir. Bir hasta belirli kaslarını aktif olarak hareket ettirebilirken başka bir hastada yalnızca sınırlı duyusal fonksiyon korunmuş olabilir.
Bu nedenle hastaların nörolojik durumu standart değerlendirme yöntemleri kullanılarak ayrıntılı biçimde belirlenir.
Rehabilitasyon hedefleri de yalnızca görüntüleme sonuçlarına veya yaralanmanın adına göre değil, hastanın korunmuş motor ve duyusal fonksiyonları dikkate alınarak oluşturulur.
Omurilik Hasarı Sonrası Hangi Sorunlar Görülebilir?
Omurilik hasarı yalnızca bacak veya kol hareketlerini etkileyen bir durum değildir.
Yaralanmanın seviyesi ve şiddetine bağlı olarak birçok farklı sistem etkilenebilir.
Kas Gücü ve Hareket Kaybı
Yaralanma seviyesinin altında kas kuvvetinde azalma veya ileri düzey hareket kaybı görülebilir.
Hasta;
- Yatakta dönme,
- Oturma,
- Ayağa kalkma,
- Transfer yapma,
- Yürüme
gibi temel hareketlerde desteğe ihtiyaç duyabilir.
Duyu Değişiklikleri
Dokunma, ağrı, sıcaklık ve vücudun pozisyonunu algılama gibi duyusal fonksiyonlarda azalma veya kayıp meydana gelebilir.
Duyu kaybı, özellikle cilt yaralanmalarının ve basınç hasarlarının fark edilmesini zorlaştırabileceği için günlük bakım açısından önem taşır.
Denge ve Gövde Kontrolü
Yaralanmanın seviyesine bağlı olarak gövde kaslarının kontrolü etkilenebilir.
Bu durum hastanın desteksiz oturmasını, ağırlık aktarmasını ve transfer yapmasını zorlaştırabilir.
Mesane Fonksiyonları
Omurilik yaralanması mesanenin sinirsel kontrolünü etkileyebilir.
Hastada idrarı depolama veya boşaltma fonksiyonlarında bozukluk gelişebilir. Bu nedenle uzun dönem takipte mesane fonksiyonlarının düzenli değerlendirilmesi önemlidir.
Bağırsak Fonksiyonları
Bağırsak hareketlerinin sinirsel kontrolünün etkilenmesi sonucunda kabızlık, boşaltım güçlüğü veya bağırsak kontrolünde sorunlar ortaya çıkabilir.
Kişiye özel bağırsak yönetim programları rehabilitasyon sürecinin önemli parçalarından biridir.
Cinsel Fonksiyonlar
Omurilik hasarı sonrasında cinsel fonksiyonlar ve üreme sağlığı da etkilenebilir.
Bu konular hastanın yaşam kalitesinin önemli bir parçasıdır ve gerektiğinde rehabilitasyon programında değerlendirilmelidir.
Solunum Fonksiyonları
Özellikle yüksek seviyeli servikal omurilik yaralanmalarında solunum kasları etkilenebilir.
Bazı hastalarda öksürme gücü azalabilir, sekresyonların temizlenmesi zorlaşabilir veya solunum desteğine ihtiyaç duyulabilir.
Bu nedenle solunum rehabilitasyonu özellikle yüksek seviyeli yaralanmalarda büyük önem taşır.
Otonom Sinir Sistemi Problemleri
Omurilik, kan basıncı ve vücut ısısı gibi birçok otonom fonksiyonun düzenlenmesinde rol oynar.
Özellikle yüksek seviyeli omurilik yaralanmalarında kan basıncı düzenlenmesinde bozukluklar ve otonom disrefleksi gibi klinik açıdan önemli durumlar görülebilir.
Omurilik Hasarında Akut Tedavi
Travmatik omurilik yaralanmasında ilk aşamadaki temel amaçlardan biri omurga ve omurilikte oluşabilecek ek hasarın önlenmesidir.
Akut dönemde hastanın;
- Solunum ve dolaşım fonksiyonları,
- Omurganın stabilitesi,
- Omurilik üzerindeki bası,
- Eşlik eden kırık ve yaralanmalar,
- Nörolojik durumu
değerlendirilir.
Omurgada instabilite veya omurilik üzerinde bası bulunması halinde hastanın durumuna göre cerrahi müdahale gerekebilir.
Akut tedavi tamamlandıktan ve hastanın genel durumu stabil hale geldikten sonra rehabilitasyon süreci mümkün olan en uygun zamanda planlanır.
Omurilik Hasarında Rehabilitasyona Ne Zaman Başlanır?
Omurilik hasarında rehabilitasyon yalnızca hastanın hastaneden çıktıktan sonra başladığı bir süreç değildir.
Hastanın tıbbi durumu izin verdiğinde akut dönemden itibaren rehabilitasyon değerlendirmesi ve uygun uygulamalar başlayabilir.
Erken dönemde;
- Doğru yatak pozisyonlaması,
- Eklem hareket açıklığının korunması,
- Solunum egzersizleri,
- Cilt ve basınç bölgelerinin korunması,
- Kontraktürlerin önlenmesine yönelik uygulamalar,
- Yatak içi mobilizasyon,
- Kademeli oturma ve dikleştirme
gibi çalışmalar gerçekleştirilebilir.
Ancak rehabilitasyonun ne zaman ve hangi yoğunlukta uygulanacağı her hasta için ayrı değerlendirilmelidir.
Hastanın omurga stabilitesi, cerrahi sonrası kısıtlamaları, solunum ve dolaşım durumu ve eşlik eden diğer yaralanmaları göz önünde bulundurulur.
Omurilik Hasarında Rehabilitasyonun Önemi
Omurilik yaralanması sonrasında rehabilitasyonun temel amacı yalnızca kaybedilen hareketlerin geri kazanılması değildir.
Rehabilitasyon aynı zamanda korunmuş fonksiyonların en iyi şekilde kullanılmasını, hastanın yeni hareket stratejileri öğrenmesini ve uzun süreli komplikasyonların azaltılmasını amaçlar.
Omurilik hasarında rehabilitasyon ile;
- Mevcut kas gücünün geliştirilmesi,
- Eklem hareket açıklığının korunması,
- Gövde ve denge kontrolünün geliştirilmesi,
- Transfer becerilerinin artırılması,
- Tekerlekli sandalye kullanımının öğretilmesi,
- Uygun hastalarda ayağa kalkma ve yürüme çalışmalarının yapılması,
- Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın artırılması,
- Mesane ve bağırsak yönetiminin düzenlenmesi,
- Solunum fonksiyonlarının desteklenmesi,
- Bası yarası ve diğer komplikasyonların önlenmesi,
- Sosyal ve mesleki yaşama katılımın desteklenmesi
hedeflenebilir.
Omurilik Hasarı Sonrası Rehabilitasyonun Amaçları
Omurilik hasarı sonrası rehabilitasyonun temel hedefi, hastanın mevcut nörolojik ve fonksiyonel kapasitesini mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını ve günlük yaşamda ulaşabileceği en yüksek bağımsızlık düzeyine ulaşmasını desteklemektir.
Bu hedef her hastada aynı değildir.
Bir hasta için öncelikli hedef yeniden yürümek olabilirken başka bir hastada bağımsız transfer yapabilmek, tekerlekli sandalyeyi kullanabilmek veya günlük bakım aktivitelerini yardım almadan gerçekleştirebilmek daha gerçekçi ve önemli bir fonksiyonel hedef olabilir.
Bu nedenle rehabilitasyonun başarısı yalnızca hastanın yürüyüp yürüyemediği üzerinden değerlendirilmemelidir.
Kas Gücü ve Hareket Rehabilitasyonu
Yaralanma seviyesinin üzerinde ve kısmi yaralanmalarda hasarın altında korunmuş kasların güçlendirilmesi rehabilitasyonun önemli bir bölümünü oluşturur.
Tedavi sırasında;
- Aktif egzersizler,
- Aktif-yardımlı egzersizler,
- Dirençli kuvvetlendirme çalışmaları,
- Eklem hareket açıklığı egzersizleri,
- Fonksiyonel hareket eğitimleri
uygulanabilir.
Kas kuvvetinin geliştirilmesi yalnızca yürüme açısından değil, yatakta hareket, transfer, tekerlekli sandalye kullanımı ve günlük yaşam aktivitelerinin gerçekleştirilmesi açısından da önemlidir.
Oturma ve Gövde Kontrolü Rehabilitasyonu
Omurilik hasarı sonrasında gövde kontrolünün etkilenmesi oturma dengesini önemli ölçüde bozabilir.
Rehabilitasyonda;
- Destekli ve desteksiz oturma,
- Ağırlık aktarma,
- Öne, arkaya ve yana uzanma,
- Denge reaksiyonları,
- Fonksiyonel uzanma
gibi egzersizlerden yararlanılabilir.
İyi bir gövde kontrolü; transfer, tekerlekli sandalye kullanımı ve günlük yaşam aktivitelerinin daha bağımsız gerçekleştirilmesini destekler.
Transfer Eğitimi
Omurilik yaralanması sonrasında bağımsızlığın önemli göstergelerinden biri hastanın bir yüzeyden diğerine güvenli şekilde geçebilmesidir.
Rehabilitasyon sırasında;
- Yatak içerisinde hareket,
- Yataktan oturma pozisyonuna gelme,
- Yatak ile tekerlekli sandalye arasında transfer,
- Tuvalet transferi,
- Araç transferi
gibi fonksiyonlar çalışılabilir.
Hastanın yaralanma seviyesi ve üst ekstremite kapasitesine göre farklı transfer teknikleri veya yardımcı ekipmanlardan yararlanılabilir.
Omurilik Hasarı Sonrası Ayağa Kalkma ve Yürüme Rehabilitasyonu
Omurilik yaralanması sonrasında yürüme potansiyeli her hastada farklıdır.
Bu potansiyeli;
- Yaralanmanın nörolojik seviyesi,
- Yaralanmanın tam veya kısmi olması,
- Korunmuş kas kuvveti,
- Duyu fonksiyonları,
- Eklem hareket açıklıkları,
- Spastisite,
- Denge ve gövde kontrolü,
- Hastanın genel sağlık durumu
gibi birçok faktör etkiler.
Yürüme potansiyeli bulunan uygun hastalarda rehabilitasyon;
dikleştirme → ağırlık aktarma → ayakta durma → paralel bar → destekli adımlama → yardımcı cihazlarla yürüme → fonksiyonel yürüme
şeklinde aşamalı olarak ilerletilebilir.
Tedavide klasik fizyoterapi yöntemlerinin yanı sıra robot destekli yürüme sistemleri, vücut ağırlığı destekli yürüme eğitimi ve fonksiyonel elektrik stimülasyonu gibi teknolojilerden yararlanılabilir.
Her omurilik yaralanmalı hastanın bağımsız yürüyebileceğini söylemek mümkün değildir. Bu nedenle hedefler hastanın nörolojik ve fonksiyonel durumuna göre gerçekçi şekilde belirlenmelidir.
Robotik Rehabilitasyon Omurilik Hasarında Nasıl Kullanılır?
Robotik rehabilitasyon teknolojileri, uygun omurilik yaralanmalı hastalarda kapsamlı rehabilitasyon programının bir parçası olarak kullanılabilir.
Hastanın fonksiyonel düzeyine göre;
- Robot destekli erken mobilizasyon,
- Kademeli dikleştirme sistemleri,
- Robot destekli yürüme eğitimi,
- Vücut ağırlığı destekli yürüme,
- Yürüme ve denge teknolojileri,
- Üst ekstremite rehabilitasyonu,
- Fonksiyonel elektrik stimülasyonu
gibi uygulamalardan yararlanılabilir.
Robotik sistemlerin temel avantajlarından biri hastanın kapasitesine göre kontrollü ve yüksek tekrarlı hareket eğitiminin uygulanmasına olanak sağlamalarıdır.
Örneğin bağımsız olarak yürüyemeyen ancak robot destekli yürüme eğitimine uygun bir hastada bacak hareketleri kontrollü biçimde çalışılabilir ve gerekli durumlarda vücut ağırlığının bir bölümü sistem tarafından desteklenebilir.
Robotik rehabilitasyon tek başına omurilik hasarını tedavi eden veya bütün hastaları yeniden yürüten bir yöntem değildir. Kapsamlı rehabilitasyon programını destekleyen teknolojik seçeneklerden biridir.
Fonksiyonel Elektrik Stimülasyonu (FES)
Fonksiyonel elektrik stimülasyonu, uygun hastalarda belirli kas gruplarına kontrollü elektriksel uyarılar verilerek kas kasılmasının oluşturulmasına yönelik bir rehabilitasyon yöntemidir.
Omurilik yaralanması rehabilitasyonunda FES;
- Kas aktivitesinin desteklenmesi,
- Belirli fonksiyonel hareketlerin çalışılması,
- Alt veya üst ekstremite egzersizlerinin desteklenmesi
amacıyla kullanılabilir.
FES uygulamasının uygunluğu yaralanmanın tipi, periferik sinir bütünlüğü, cilt durumu ve diğer klinik özellikler değerlendirilerek belirlenir.
Tekerlekli Sandalye ve Mobilite Eğitimi
Bazı omurilik yaralanmalı hastalarda tekerlekli sandalye uzun dönem mobilitenin temel araçlarından biri olabilir.
Bu durumda doğru tekerlekli sandalye seçimi yalnızca konfor açısından değil, bağımsızlık ve komplikasyonların önlenmesi açısından da önemlidir.
Rehabilitasyon sırasında;
- Tekerlekli sandalyeye güvenli transfer,
- Sandalyeyi düz zeminde kullanma,
- Yön değiştirme,
- Rampalarda hareket,
- Engel geçme,
- Basınç azaltma teknikleri
öğretilebilir.
Tekerlekli sandalye hastanın vücut yapısı, fonksiyonel kapasitesi ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmelidir.
El ve Kol Rehabilitasyonu
Servikal omurilik yaralanmalarında kol ve el fonksiyonları farklı düzeylerde etkilenebilir.
Üst ekstremite fonksiyonları özellikle tetraplejili hastalarda bağımsızlık açısından son derece önemlidir.
Kol ve el rehabilitasyonunda;
- Eklem hareket açıklığı,
- Kas güçlendirme,
- Kavrama,
- Fonksiyonel el kullanımı,
- Günlük yaşam aktiviteleri,
- Yardımcı cihaz kullanımı
üzerinde çalışılabilir.
Uygun hastalarda üst ekstremite robotik rehabilitasyon sistemleri ve fonksiyonel elektrik stimülasyonu da tedavi programına dahil edilebilir.
Solunum Rehabilitasyonu
Özellikle yüksek seviyeli omurilik yaralanmalarında solunum kaslarının etkilenmesi rehabilitasyonun en önemli başlıklarından biri olabilir.
Solunum kaslarının zayıflaması;
- Etkili öksürmeyi,
- Sekresyonların temizlenmesini,
- Derin nefes almayı
zorlaştırabilir.
Hastanın ihtiyacına göre;
- Solunum egzersizleri,
- Solunum kası eğitimi,
- Öksürme teknikleri,
- Sekresyon yönetimi
gibi uygulamalardan yararlanılabilir.
Trakeostomisi veya solunum desteği bulunan hastalarda rehabilitasyon programı hastanın solunum ve genel tıbbi durumu dikkate alınarak planlanır.
Spastisite Omurilik Hasarında Görülebilir mi?
Omurilik hasarı sonrasında bazı hastalarda kas tonusunda artış ve spastisite gelişebilir.
Spastisite kimi zaman hareketi, pozisyonlamayı, transferleri, uykuyu veya günlük bakımı zorlaştırabilir.
Tedavide;
- Düzenli germe,
- Doğru pozisyonlama,
- Aktif hareket,
- Ortez kullanımı,
- İlaç tedavileri,
- Uygun hastalarda botulinum toksin enjeksiyonları
gibi farklı yöntemlerden yararlanılabilir.
Spastisite tedavisi yalnızca kas tonusunu azaltmaya değil, hastanın fonksiyonlarını, konforunu ve bakımını geliştirmeye yönelik planlanır.
Omurilik Hasarı Sonrası Ağrı
Omurilik yaralanması sonrasında nöropatik veya kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrılar ortaya çıkabilir.
Nöropatik ağrı yanma, elektriklenme, batma veya karıncalanma şeklinde hissedilebilir.
Ayrıca uzun süreli tekerlekli sandalye kullanımı ve transferler nedeniyle omuz ve üst ekstremite bölgelerinde kas-iskelet sistemi ağrıları gelişebilir.
Ağrı tedavisinde ağrının nedeni belirlenerek ilaç tedavileri, fizik tedavi yöntemleri, egzersiz ve gerekli diğer yaklaşımlar birlikte değerlendirilebilir.
Bası Yaralarının Önlenmesi
Omurilik hasarında duyu kaybı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle basınç yaralanması riski artabilir.
Hasta uzun süre aynı pozisyonda kaldığında özellikle kemik çıkıntılarının bulunduğu bölgelerde cilt ve daha derin dokular zarar görebilir.
Bu nedenle;
- Düzenli pozisyon değiştirme,
- Cilt kontrolü,
- Uygun yatak ve minder kullanımı,
- Tekerlekli sandalyede basınç azaltma teknikleri,
- Cildin temiz ve kuru tutulması,
- Beslenmenin takip edilmesi
önemlidir.
Hasta ve ailesine cilt bakımının öğretilmesi uzun dönem rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır.
Omurilik Hasarında Mesane ve Bağırsak Rehabilitasyonu
Omurilik hasarı sonrasında mesane ve bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesi günlük yaşam bağımsızlığını ve sağlık durumunu önemli ölçüde etkiler.
Her hastada aynı yöntem uygulanmaz.
Hastanın nörolojik seviyesi ve mesane-bağırsak fonksiyonları değerlendirilerek kişiye özel yönetim programları oluşturulabilir.
Amaç;
- Düzenli ve güvenli mesane boşaltımını sağlamak,
- İdrar yolu komplikasyonlarını azaltmak,
- Düzenli bağırsak boşaltımını desteklemek,
- Hastanın günlük yaşamını mümkün olduğunca öngörülebilir hale getirmektir.
Uzun dönem takip bu fonksiyonların güvenli yönetimi açısından önem taşır.
Otonom Disrefleksi Nedir?
Özellikle daha yüksek seviyeli omurilik yaralanmalarında görülebilen otonom disrefleksi, kan basıncının ani ve tehlikeli şekilde yükselmesine neden olabilen önemli bir klinik durumdur.
Mesane veya bağırsak problemleri, ciltte oluşan basınç veya farklı uyaranlar bu tabloyu tetikleyebilir.
Ani şiddetli baş ağrısı, terleme, yüzde kızarma ve kan basıncında belirgin yükselme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Otonom disrefleksi acil değerlendirme gerektiren bir durumdur. Bu nedenle risk taşıyan hastaların ve ailelerinin belirtiler ve yapılması gerekenler konusunda bilgilendirilmesi önemlidir.
Günlük Yaşam Aktivitelerinde Bağımsızlık
Omurilik hasarı rehabilitasyonunun en önemli hedeflerinden biri hastanın günlük yaşam içerisinde mümkün olduğunca bağımsız hale gelmesidir.
Rehabilitasyon programında;
- Yatakta hareket,
- Transfer,
- Giyinme,
- Yemek yeme,
- Kişisel bakım,
- Tuvalet kullanımı,
- Banyo,
- Tekerlekli sandalye kullanımı,
- Ev ve toplum içinde mobilite
gibi aktiviteler çalışılabilir.
Ergoterapi bu becerilerin geliştirilmesinde ve gerektiğinde yardımcı ekipmanların belirlenmesinde önemli rol oynayabilir.
Hastanın ev ortamında ihtiyaç duyabileceği düzenlemeler de taburculuk öncesinde değerlendirilebilir.
Sekonder Komplikasyonların Önlenmesi
Omurilik yaralanması sonrasında uzun süreli hareketsizlik ve sinir sistemi fonksiyonlarındaki değişiklikler farklı komplikasyonlara zemin hazırlayabilir.
Rehabilitasyon sürecinde;
- Bası yaraları,
- Eklem kontraktürleri,
- Kas kaybı,
- Kemik mineral yoğunluğunda azalma,
- Solunum problemleri,
- Üriner sistem sorunları,
- Spastisite,
- Ağrı,
- Dolaşım sorunları
gibi komplikasyonların önlenmesine ve erken fark edilmesine yönelik takip yapılması önemlidir.
Rehabilitasyonun uzun dönem hedeflerinden biri hastanın yalnızca fonksiyon kazanması değil, elde ettiği fonksiyonları sağlıklı şekilde sürdürebilmesidir.
Psikolojik ve Sosyal Rehabilitasyon
Omurilik yaralanması kişinin yaşamında ani ve önemli değişikliklere neden olabilir.
Hastanın bağımsızlığının azalması, iş veya eğitim hayatının etkilenmesi, aile içindeki rollerin değişmesi ve gelecekle ilgili belirsizlikler psikolojik açıdan zorlayıcı olabilir.
Gerekli hastalarda psikolojik destek rehabilitasyon programının bir parçası olarak planlanabilir.
Uzun vadede;
- Aile yaşamına,
- Sosyal aktivitelere,
- Eğitime,
- İş hayatına,
- Toplum yaşamına
yeniden katılımın desteklenmesi rehabilitasyonun önemli hedefleri arasındadır.
Kişiye Özel ve Multidisipliner Tedavi Yaklaşımı
Her omurilik yaralanmalı hastanın nörolojik seviyesi, korunmuş fonksiyonları, komplikasyonları ve rehabilitasyon hedefleri farklıdır.
Bu nedenle standart bir tedavi protokolü yerine kişiye özel ve multidisipliner rehabilitasyon programı oluşturulmalıdır.
Hastanın ihtiyaçlarına göre rehabilitasyon ekibinde;
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi,
- Omurga cerrahisi veya nöroşirürji uzmanları,
- Üroloji ve gerekli diğer branş hekimleri,
- Fizyoterapist,
- Ergoterapist,
- Rehabilitasyon hemşiresi,
- Psikolog,
- Diyetisyen
gibi farklı sağlık profesyonelleri yer alabilir.
Hastanın gelişimi belirli aralıklarla değerlendirilerek rehabilitasyon hedefleri ve tedavi programı güncellenir.
Omurilik Hasarı Rehabilitasyonu Ne Kadar Sürer?
Omurilik hasarında rehabilitasyon süresi her hastada farklıdır.
Süreyi;
- Yaralanmanın seviyesi,
- Tam veya kısmi oluşu,
- Korunmuş motor ve duyusal fonksiyonlar,
- Hastanın genel sağlık durumu,
- Eşlik eden yaralanmalar,
- Komplikasyonlar,
- Fonksiyonel hedefler,
- Rehabilitasyona katılım
gibi birçok faktör etkileyebilir.
Bazı hastalarda yoğun yatılı rehabilitasyon döneminin ardından ayaktan rehabilitasyon devam ederken bazı hastalarda uzun dönem takip ve rehabilitasyon ihtiyacı bulunabilir.
Bu nedenle tedavi sabit bir süreye göre değil, hastanın fonksiyonel gelişimine ve devam eden ihtiyaçlarına göre planlanır.
Omurilik Hasarı Sonrası İyileşme Mümkün müdür?
Omurilik hasarı sonrasında nörolojik ve fonksiyonel iyileşme düzeyi her hastada farklıdır.
Yaralanmanın tam veya kısmi olması, nörolojik seviyesi, başlangıçtaki motor ve duyusal fonksiyonlar ve diğer klinik faktörler iyileşme potansiyelini etkileyebilir.
Özellikle kısmi yaralanmalarda zaman içerisinde farklı düzeylerde motor ve duyusal iyileşmeler görülebilir. Bununla birlikte her hastanın bağımsız yürümesini veya kaybedilen bütün fonksiyonların geri dönmesini garanti etmek mümkün değildir.
Bu nedenle rehabilitasyonda hedef yalnızca nörolojik iyileşmeyi beklemek değildir.
Korunmuş fonksiyonların geliştirilmesi, gerektiğinde yardımcı teknolojilerin kullanılması ve yeni hareket stratejilerinin öğrenilmesiyle hastanın mümkün olan en yüksek bağımsızlık düzeyine ulaşması amaçlanır.
Omurilik Hasarı Rehabilitasyonunun Temel Hedefi
Omurilik hasarı rehabilitasyonu yalnızca yeniden yürüme üzerine kurulu bir tedavi süreci değildir.
Kapsamlı rehabilitasyon;
hareket, güç, denge, transfer, mobilite, solunum, mesane ve bağırsak fonksiyonları, cilt sağlığı, ağrı, spastisite, günlük yaşam becerileri ve psikososyal ihtiyaçları birlikte ele alır.
Hastanın yaralanma seviyesi ve mevcut fonksiyonlarına göre hedefler belirlenir ve rehabilitasyon programı süreç içerisinde yeniden düzenlenir.
Temel amaç hastanın korunmuş fonksiyonlarını mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını, komplikasyonlardan korunmasını, günlük yaşamda bağımsızlığının artırılmasını ve aile, sosyal yaşam, eğitim veya iş hayatına yeniden katılımının desteklenmesini sağlamaktır.
Omurilik Hasarı Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Omurilik hasarı tamamen iyileşir mi?
İyileşme yaralanmanın seviyesi ve şiddetine göre değişir. Özellikle kısmi omurilik yaralanmalarında farklı düzeylerde motor veya duyusal iyileşme görülebilir. Her hasta için sonuçların bireysel olarak değerlendirilmesi gerekir.
Omurilik hasarı sonrası tekrar yürümek mümkün müdür?
Bazı hastalarda mümkündür ancak her omurilik yaralanmalı hastanın yeniden bağımsız yürümesi beklenemez. Yürüme potansiyeli yaralanmanın seviyesi, tam veya kısmi olması, korunmuş kas gücü ve diğer klinik faktörlere göre değerlendirilir.
Omurilik hasarında rehabilitasyona ne zaman başlanır?
Hastanın tıbbi durumu ve omurga stabilitesi uygun olduğunda rehabilitasyon mümkün olan erken dönemde planlanabilir. İlk aşamada pozisyonlama, eklem hareketleri ve solunum çalışmaları gibi uygulamalarla başlanarak program hastanın durumuna göre ilerletilebilir.
Robotik yürüme omurilik hasarında kullanılabilir mi?
Uygun hastalarda robot destekli yürüme sistemleri kapsamlı rehabilitasyon programının bir parçası olarak kullanılabilir. Hastanın robotik rehabilitasyona uygunluğu nörolojik ve fonksiyonel değerlendirme sonucunda belirlenir.
Tam omurilik yaralanması ile kısmi omurilik yaralanması arasındaki fark nedir?
Kısmi yaralanmalarda hasar seviyesinin altında belirli motor veya duyusal fonksiyonlar korunabilir. Tam yaralanmada ise standart nörolojik değerlendirmede en alt sakral segmentlerde motor ve duyusal korunma bulunmaz.
Omurilik hasarı mesane ve bağırsak fonksiyonlarını etkiler mi?
Evet. Omurilik hasarı bu fonksiyonların sinirsel kontrolünü etkileyebilir. Hastaya özel mesane ve bağırsak yönetim programları uzun dönem bakım ve rehabilitasyonun önemli bir parçasıdır.
Omurilik hasarında spastisite gelişir mi?
Bazı hastalarda gelişebilir. Spastisitenin günlük yaşamı, transferleri, hareketi veya bakımı zorlaştırdığı durumlarda fizyoterapi, ilaç tedavileri ve uygun hastalarda girişimsel yöntemlerden yararlanılabilir.
Omurilik hasarı rehabilitasyonu ne kadar sürer?
Standart bir süre yoktur. Tedavi süresi yaralanmanın şiddeti, hastanın fonksiyonel seviyesi, komplikasyonları ve rehabilitasyon hedeflerine göre kişiye özel olarak belirlenir.